Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Önce insan sonra Bakan olmak…


12.7.2018 - Bu Yazı 49 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 TV’lerdeki tartışmacılara, yorumculara bakıyorum… Konu iki eksende dönüyor: 1. (Hâlâ) Parlamenter sistem mi iyidir, başkanlık sistemi mi? 2. Başkanlık sistemini eleştirirken hangi ülkeyi nirengi noktası (benchmark) alacağız?..

Aslında iki eksende de tartışmak boş… Birincisinin kararı, tanısanız da tanımasanız da millet iradesiyle verilmiş. Anayasayı değiştirecek (ya da bazı idrak yolları iltihaplanmış akıl yoksunlarının hâlâ umdukları gibi darbe yapacak) güce sahip olmadıkça yeni sistemi sindirmek zorundasınız… Ya da en azından anlamak…

İkinci eksende de Atatürk’ün o ünlü özdeyişini hatırlamakta yarar var… Atatürk’e, o dönemlerde dünyaya hâkim olma yarışındaki Amerikan Wilson demokrasisi ve Sovyetler Birliği”nin Leninist dünya görüşünden, model anlamında hangisine yakın durduğu sorulduğunda verdiği şu yanıt, bugün yaşadıklarımıza ışık tutmaktadır:

“Efendiler, bizim hükümetimiz demokratik bir hükümet değildir, sosyalist bir hükümet değildir. Ve gerçekten kitaplarda mevcut olan hükümetlerin mahiyeti itibariyle hiçbirine benzemeyen bir hükümettir. Fakat millî hakimiyeti, millî iradeyi yegâne tecelli ettiren bir hükümettir. Sosyoloji ilmi yönünden bizim hükümetimizi bu mahiyette ifade etmek gerekirse ‘Halk Hükümeti’ deriz... Ne yapalım ki demokrasiye benzemiyormuş, sosyalizme benzemiyormuş. Efendiler, biz benzememekle ve benzetmemekle iftihar etmeliyiz. Çünkü biz bize benziyoruz efendiler...”

Buna rağmen Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümeti uygulamalarının benzeşimlerini ille de Batı’da, Doğu’da arayan, bulamayınca da sistemi yerden yere çalmaya kalkan meğer ne kadar tutucu yarı-aydınımız varmış…

Zaman içinde paradigmaları değiştirmeyi, Başkan Erdoğan’ın Türkiye Modeli dediği yönetim yapısına, Türkiye’ye özgü koordinat sistemi içinde bakmayı öğreneceğiz herhalde…

Paradigma değişiminin son derece insani bir boyutuna, bazı bakanlarımızın ilk açıklamalarında rastlamamız mümkündü…

Bilinen şudur: Siyasi olmak demek, siyasi iletişimi de otomatik olarak beraberinde getirmez… Bu öğrenilen bir süreçtir. Her şeyden önce kodlayarak konuşmayı öğrenirsiniz. Halk deyişiyle karnınızdan konuşmayı…

Sonra usturuplu yalan söylemeyi…

Ya da… “Her söylediğiniz doğru olsun! Ancak her doğruyu söylemeyin!” ilkesini nasıl hayata geçireceğinizin pratiğini yaparsınız…

Eğer özel sektördeyseniz de böyle konuşmanın, seçilmiş davranış sergilemenin, içinizden geldiği gibi değil de kontrollü olmanın eğitimini alırsınız. İletişimcilerin Media Training dedikleri bu eğitim, iletişim ve ilişki yönetiminin olmazsa olmazıdır…

Şimdi size siyasetten gelmeyen bazı bakanlarımızın ilk iletişim pratiklerinden bazı örnekler sunalım.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli: “Seçimler bitti, 25 Haziran sabahı Facebook’a bir fotoğraf koydum. Ailemize ait çiftliğe gidip çizmeleri giydim. Pazar günü öğrendim bunu. Hangi bakanlık olduğunu bilmiyordum. Tayyip Bey ile konuştum. Yöneticiliğini yaptığımız şirketleri sordu? Tarım Bakanlığı’nı beklemiyordum. Bizim bir çiftliğimiz var aileye ait. Orada biraz üzüm yetiştiriyoruz, biraz zeytin var. Ufak bir zeytinyağı tesisimiz var. İki tane tavuk kümesimiz var. Biraz incir var. Her şeyden biraz var. O yüzden bu işin biraz matematiğini öğrendik.”

Harika değil mi?..

İkinci örneğimiz ise Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a ait… Bizim gazeteden refikimiz Kemal Öztürk kardeşimiz önce tweet atmış, sonra da dün gazeteye yazmış:

“Artık dönüş yoluna girdik, havaalanına gittim. Boş gördüğüm bir koltuğa oturdum. Yanımda bir hanımefendi, sürekli telefonla konuşuyor, çağrıların biri bitip, öbürü başlıyordu. Şaşırmış halde, ‘bilmiyorum, inan bilmiyorum’ diye karşısındakini ikna etmeye çalışan hanımefendi, işin başından aştığını fark etmiş olacak ki, çağrılara cevap vermemeye başladı. Bir yandan da acele acele eşyalarını topluyordu.

‘Hanımefendi ne oldu dedim’ ilgiyle? Sempatik ama kargaşanın içine düşmüş bir halde, ‘Herkes beni arıyor, bakan oldun diyor. Bilmiyorum diyorum inanmıyorlar. Şimdi Cumhurbaşkanlığı’na çağrıldım, oraya gitmem lazım. Ama telefonlardan şoför arkadaşı çağıramıyorum. Gidip öğreneceğim Külliye’de ne olduğunu artık.’

Kendisi de dahil, hepimiz bir yandan gülüyoruz, bir yandan şaşırıyoruz, bir yandan ya gerçekse diye soruyoruz.

… Sonradan anladım ki, açıklamanın geç başlamasının nedenlerinden biri de, yeni Ticaret Bakanı’nın Cumhurbaşkanlığına ulaşmasını beklemekmiş.”

Önce insan sonra Bakan olmak böyle bir şey herhalde… Sadece kökü kazınmakta olan bürokratik oligarşinin değil, devlet yöneticisi profilinin de değişimini keyifle izlemek nasip olur inşallah…

Facebook Yorumları

reklam
17.7.2018
Tersi olsaydı yer gök inlerdi
14.7.2018
Kolay olmasa da ‘olacak’!..
12.7.2018
Önce insan sonra Bakan olmak…
7.7.2018
Tarihî kırılmanın tarihî konuşması
5.7.2018
Futbolun süperleri, Süper Lig’in itibarı
3.7.2018
Batı, batılığını yapmayı sürdürüyor
28.6.2018
Şaka gibi…
23.6.2018
Son düzlüğe girmişken
19.6.2018
‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’…
16.6.2018
“Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar”…
14.6.2018
Güven duygusu her şeydir, vaat değil…
12.6.2018
7,4’ü adam gibi anlatmak gerekmez mi?
9.6.2018
Topu birden geliyor… Türkiye direniyor…
7.6.2018
Türkiye markalarının daha gidecek yolları var
31.5.2018
Kemal bey için kötü haberler
26.5.2018
“Türkiye piyasalarla inatlaşmayacak”
24.5.2018
“O masada birilerinin kolu hep kalır…”
22.5.2018
Bakın düğmeye nasıl basılmış?
19.5.2018
Bu ne subjektivist bir uçuştur…
17.5.2018
Muharrem bey, HDP’yi hükümete alacak mı?…
12.5.2018
‘West against Erdoğan’
10.5.2018
“Korkaklar köle olur, cesurlar efendi!…”
8.5.2018
Şimdi o üç kavramı anlatma zamanı…
5.5.2018
İnce ne kadar ciddiye alınmalı…
3.5.2018
‘Acezenin ittifakından korkarım’…
1.5.2018
Kılıçdaroğlu neden aday değilmiş?
28.4.2018
Millî irade ile dalga geçmek tehlikelidir…
26.4.2018
Köprüden önceki son çıkış…
24.4.2018
FETÖ’nün adayı kim olacak…
21.4.2018
‘Haziranda bu ülkeye huzur gelecek’…
19.4.2018
‘Mahşerin Dört Atlısı’na cevap!...
17.4.2018
‘Washington, medyayı kullandı!’..
14.4.2018
‘Başaramayacaksınız!’…
12.4.2018
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor…
10.4.2018
Hüsnükuruntu ile temenni arası bir şey…
7.4.2018
Bir siyasetçinin elinde sadece iki silahı vardır…
3.4.2018
Emir kipiyle mesaj olmaz!..
29.3.2018
Kim ‘Kuvay-ı Milliye’?..
27.3.2018
Kılıçdaroğlu’ndan yerli ve millî kömüre destek (!)..
22.3.2018
Son noktayı Cumhurbaşkanı koydu...
18.3.2018
Müphemiyeti hep Cumhurbaşkanı mı çözecek?
15.3.2018
Medya, kederli insanları merak edenleri özellikle sever
10.3.2018
CHP Lideri, ölçüyor mu acaba?..
8.3.2018
Benzersiz bir ödül gecesiydi…
6.3.2018
Vicdanî kabule tarihi örnek…
1.3.2018
Deutsche Bank için mesele bile değilmiş gibi…
27.2.2018
Lider, önseçimle mi belirlenir?..
22.2.2018
Bürokrasiyi 2019’a hazırlamak…
13.2.2018
Yalancının mumu yatsıyı beklemedi
8.2.2018
‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…
6.2.2018
‘Garp Cephesinde Yeni Bir şey Yok’…
1.2.2018
Kurultay da kurtarmayacak sanki…
25.1.2018
Emperyal güç olmak böyle bir şey
23.1.2018
Sahada kazanılanı masada kaybetmemek için
4.1.2018
Dönercide de Kripto var artık…
26.12.2017
Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…
21.12.2017
Az Star Wars, üstü Ertuğrul…
17.12.2017
‘Tarzan zor durumda’…
14.12.2017
İnsanın içi açılıyor…
12.12.2017
Asap bozucu durumlar…
7.12.2017
‘Etkileyiciler’i etkileyebilmek
2.12.2017
Zarrab, 30 yıl sonra hangi Hollywood filmine konu olacak?
14.11.2017
Karar vermek bir şiddet olayıdır…
9.11.2017
‘Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur!’
31.10.2017
Kim kimin için ‘büyük tehlike’ acaba?..
26.10.2017
Diriliş’in ruhu, İyi Parti’ye ilham olur mu?
21.10.2017
Suriyelilerin iletişimini kim yapacak?..
17.10.2017
Tanıtım Ajansı algıyı da yönetmeli
14.10.2017
Zorunlu hareketlerden artistik hareketlere…
12.10.2017
Haberler bir araya gelince gerçek ortaya çıkar…
10.10.2017
AK Parti hangi ayarları arıyor?
5.10.2017
Bedelsiz siyasetin kör alıcıları
3.10.2017
Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…
28.9.2017
Kuzey Kürdistan neresi acaba?..
24.9.2017
CHP bir fırsatı daha kaçırmak üzere
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
16.3.2017
CHP’den Mavi Boncuk…
14.3.2017
‘İçimizdeki Hollandalılar’
11.3.2017
Yüzyılın sloganı
9.3.2017
Die Welt’de Türkiye rüzgârı…
7.3.2017
Bir reklam bir reklam değildir…
2.3.2017
Yumurtanın kabuğu kırılmak üzeredir
28.2.2017
İletişimin dili evrensel değildir
25.2.2017
Rehavet ciddi bir tehlikedir
23.2.2017
Seçmene ‘nasıl’ anlatılacak?…
16.2.2017
‘Meşazın’ kadar güçlüsün!
14.2.2017
Siyasette önce fikir, sonra iletişim aracı…
7.2.2017
‘İletişim gürültüsüne’ aldırmayın!..
4.2.2017
Ey Batı! CHP’ye eyle medet!..
2.2.2017
‘Rahmetli Turgut Cansever’i yeniden anmak…’
31.1.2017
Trump ve ABD’nin yalnızlığı…
28.1.2017
Bu stratejiyi benimsememem olası değil: “3İ”…
26.1.2017
Bir otobüs şoförünün öğrettikleri
24.1.2017
CHP’nin ‘referandum stratejisi’?
21.1.2017
‘Anayasa değişikliği başlı başına reformdur’
19.1.2017
CHP sırtını nereye dayıyor?..
17.1.2017
Türkiye şaşırtıyor…
14.1.2017
‘Çantada keklik’ duygusundan uzaklaşmak gerek…
12.1.2017
Gazetelerimiz çok işe yarar…
10.1.2017
‘Denge – Denetleme’ olmadan olmaz…
7.1.2017
Kamu vicdanının caydırıcılık gücü
5.1.2017
Gladyatörü alt etmek?..
3.1.2017
Terörün mukaddesi yoktur
31.12.2016
Trump için yürünecek yollar döşeniyor
27.12.2016
‘Halep’in gözyaşını Anadolu siliyor’
24.12.2016
Burun direğini sızlatan gerçeğin ta kendisi
20.12.2016
Hände weg vom İstanbul Lisesi!..
17.12.2016
‘Bu ablukayı kırarsam seni istemeye geleceğim’…
15.12.2016
‘Türkler korkmuyor!..’
13.12.2016
Hadi parlamentoyu tahkim edin!
11.12.2016
“Bilgide yitirdiğimiz bilgelik nerede?”
8.12.2016
Göbeklitepe’nin ruhunu yansıtmalıyız
6.12.2016
‘Dolar’a karşı ulusal ‘İletişim’…
3.12.2016
Orta Doğu’da bir tek Çin eksikti
1.12.2016
Faciadan siyasi rant çıkmaz
29.11.2016
“Sevdiklerine hangi yüzle bakıyorsun?”
26.11.2016
Türkiye, dilencilikten kurtulalı çok oldu
22.11.2016
‘Nerden baksan tutarsızlık…’
19.11.2016
Türkiye yaş tahtaya basmayacak…
17.11.2016
‘Biz bize benzeriz’…
15.11.2016
Red ve kabul aynı anda…
12.11.2016
Bahçeli siyasi iletişim dersi veriyor…
10.11.2016
İktidarın garantisi medya değildir
8.11.2016
‘Darbeye böyle tepki göstermedi’
5.11.2016
Kılıçdaroğlu AK Parti’ye oy devşiriyor…
3.11.2016
İletişim ablukasını kırmak için…
1.11.2016
‘Ölçmüyorsan, yapma!’
29.10.2016
Tabloyu net görebilmek için…
27.10.2016
Fransız’ın ‘Yumuşak OHAL’i…
25.10.2016
Direneceksen, Türkiye gibi direneceksin…
22.10.2016
Eksik kalan laf yanlış anlaşılabilir…
20.10.2016
Tasarım yoksa rekabet şansımız da yok
18.10.2016
Siyasi iletişim dersi 101…
15.10.2016
Gerektiği yerde, gerektiği kadar…
13.10.2016
Sadece CIA’in iletişim bütçesi 1 milyar $ imiş…
11.10.2016
“Yeni Ufukları Kucaklamak…”
8.10.2016
Bu nasıl iş?..
6.10.2016
Gelen, gören etkileniyor, ya gelmeyenler ne olacak?..
4.10.2016
‘Melûllenme deli gönül’…
1.10.2016
Gündem dışı bir yazı
29.9.2016
Tırıs giderler…
27.9.2016
Türkiye yine şaşırtacak…
25.9.2016
Bakın, darbeyi kim düzenlemiş!..
22.9.2016
Dijital kafalar ‘ruhunu’ arıyor…
20.9.2016
Ne Clinton ne Trump, ABŞ kazanacak…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları