Berat ÖZİPEK



Bookmark and Share

“Kanımız kuruyuncaya kadar”


12.1.2017 - Bu Yazı 178 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 CIA eski yetkilisi Michael Scheuer, “Şu an en büyük umudumuz, Şiileri ve Sünnileri, kanları kuruyuncaya kadar birbirleriyle savaştırmak” demiş.

Onun sözlerinin ciddiye alınmaması gerektiğini veya ABD’nin politikasını yansıtmayacağını söyleyenler var.

Ama ABD’nin “demokrasi getirdiği” Irak veya halkı direnme hakkını kullanması konusunda önce cesaretlendirip sonra ortada bıraktığı Suriye örnekleri, -Scheuer’in sözlerinin değerinden bağımsız olarak- ABD politikası konusunda kaygı duymayı haklı kılıyor.

Çünkü sonuçları bakımından ABD politikası, yaşadığımız coğrafyada bir mezhep savaşı arzulayanların itiraz etmeyeceği bir politikayı ifade ediyor; Rusya’nınki de onu tamamlıyor.

Ama bu konuda uzun uzadıya spekülasyona gerek yok.

Çünkü ister birileri bizi birbirimize kırdırmak istiyor olsun, isterse olmasın, mezhep savaşını önlemek için yapmamız gerekenler aynıdır. ABD veya Rusya’nın niyeti ne olursa olsun, mezhep kavgasını önlemek için almamız gereken doğru tutum birdir.

Mezhepçilik yapmamak ve bu ateşi söndürmek zorundayız. Bunu herkes kabul ediyor.

Ama pratik olarak ne yaparsak mezhepçilik yapmamış oluruz? Ne yaparsak, nasıl davranırsak kendimizi ve coğrafyamızı korumuş oluruz?

Bunun fiili karşılığı, uygulaması nedir ve nelere dikkat etmek gerekir?

İşte bunu konuşmamız ve somutlaştırmamız gerek.

Ne yapmalı, ne  yapmamalı?

Tartışmayı tarihi sembollerden arındırmalı: Kullanılan dil, tarihin travmalarını bugüne taşıyan ve onu bugünkü siyasi gerilimle ilişkilendiren bir dil olmamalı. Hazreti Hüseyin, Kerbela, Muaviye, Yezit, Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim, bugünkü siyasetin dışında tutulmalı. Tarihte fikse etmiş ve idrakini onda dondurmuş olanlar bunu yapsa bile bundan kaçınmak ve bugünkü aktörlerin doğrularını ve yanlışlarını temel ahlaki standartlarla yargılamak gerek.

Nefret propagandasının taşıyıcısı olmamalı: “İşte masum bir Sünni’yi vahşice katleden Şebbiha çetesi” ile “işte bir Şii’yi vahşice katleden IŞİD çetesi” türünden videoları paylaşmamalı. Her iki videonun da doğru olma ihtimalini dışladığımdan değil; ister doğru olsun o görüntüler, isterse de mezhep çatışması çıkarmak isteyen güçlerce aynı stüdyoda hazırlanmış olsun, yaygınlaştırılmamalı. Mezhepçi nefret ve ayrışmayı yaygınlaştırmayı amaçlayan propaganda malzemesinin aleti olmamalı.

İnancı/mezhebi değil devleti eleştirmeli: Homojen bir Sünnilik ve homojen bir Şiilik yoktur; değişmeyen bir “Türk politikası” veya “Acem politikası” da. Yanlış yapan Şiiler, Sünniler, Araplar, Farslar ve Türkler vardır ve onları eleştirmek gerekir. Nasıl ki Türkiye devletinin geçmişte yaptığı pek çok yanlışın sorumlusu Türklük veya Sünnilik değilse, bugün İran’ın yanlışının sorumlusu Farslık veya Şiilik değildir.

Devletler siyasi tercihlerini bir ideolojiyle veya bir inancın ilke, kavram ve sembolleriyle meşrulaştırmaya çalışır. Suudi Arabistan devlet politikasını Vahhabilikle veya Sünnilikle, İran ise Şiilikle meşrulaştırarak ona sosyal destek sağlamaya çalışabilir. Buna bakıp Şiilik veya Vahhabilikle ilgili olumsuz hüküm vermek yanlış olur. Bir inancın, mezhebin birden fazla anlaşılış biçimi vardır ve aynı inanca dayanarak o politikayı eleştirmek de pekala mümkündür.

İndirgemeci yorumlar yapmamalı: İran’ı eleştirirken de onun izlediği politikanın kendisi ve bütün bir İslam dünyası için arz ettiği olumsuzluğu, herkesin, Sünnilerin ve Şiilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların anlayıp makul bulursa hak verebileceği bu mantık diline oturtmak gerek. “Acem oyunu” veya “ikiyüzlü takiyeci Şii” gibi suçlamalarla, bütün bir Şia tarihini Safevilere veya bugünkü İran devletinin yanlışlarına indirgeme toptancılığından mutlaka ama mutlaka kaçınmak gerek.

Herkes öncelikle kendi evinin önünü temizlemeli: Yani kendi toplumunu, ülkesini ve devletini eleştirmeli. Mezhepçiliği önleyecek en sağlam sigorta budur. Konumuz açısından İran ne yaparsa yapsın, Türkiye devletinin tepkisel ve yanlış bir yola girmemesi için dikkatli bir izleme ve eleştiri, herkesten önce bu ülkede yaşayanlara düşer.

Türkiye, adil ilkelere dayalı dış politikayı sürdürmeli: Bölgede mezhepçi olmayan veya adil ilkelere dayalı dış politika izleyen tek ülke olarak tutarlı çizgisini sürdürmeli; hem aynı anda Suriye’de hem de Bahreyn’de demokratik geçişi savunan olma konumunu özenle korumalı. Fırsatçılıkla menfaat sağlayan devletlere kızıp, bölgede emelleri olan büyük devletlerin hakimiyetini pekiştirmesine yol açacak tepkisel savruluşlara düşmemeli. Birilerinin mezhep savaşı çıkarma politikasına istemeden hizmet edecek bir adım atmaktansa, bazen bir kazanımdan feragat etmek doğrudur. Siyaset, Bismark’ın dediği gibi “mümkün olanın sanatı”dır ve tam da bu perspektiften hareketle, yaşadığımız bütün yıkıma rağmen, bu coğrafyada daha iyi veya daha az kötü bir durum için, İran ve Arabistan ile yapıcı ve onları doğruya yöneltici bir tutum izlenmeli.

Bir mihenk taşı olmak

Bazı günahlar tek başına işlenmez. Mezhep çatışması için de her zaman iki tarafa ihtiyaç vardır. Bu kanlı çarkı döndürmek için tek bir tarafın günahı, ahlaksızlığı veya budalalığı yetmez. O taraf ne yaparsa yapsın, sağlıklı kalmayı başaran, mezhepçilikle enfekte olmuş unsurların kavganın içine çekmek için yaptıkları can acıtıcı hamlelere ve onların diline teslim olmayan, sadece mezhep savaşını önlemekle kalmaz, moral üstünlüğü de eline alır.

Bölgede bir deniz fenerine veya bir mihenk taşına ihtiyaç var ve buna en uygun konumdaki ülke olarak Türkiye’ye daha büyük sorumluluk düşüyor.

Kanımız kuruyuncaya kadar bizi birbirimizle savaştırmak isteyenlere izin vermemek, coğrafyamızı harabeye, öksüzler ve yetimler diyarına çevirtmemek için.

Facebook Yorumları

reklam
12.1.2017
“Kanımız kuruyuncaya kadar”
3.1.2017
Mezhepçilik yapmayan kazanacak
1.1.2017
İran’ın elindeki yasak meyve
30.12.2016
Türkiye’ye, İran’a ve yaşadığımız günlere dair
1.10.2016
Gelecek ay darbe olur mu?
20.8.2016
Güven
11.8.2016
Tarih akarken kıyıdan bakmak
7.8.2016
Bu devrimi beraber kutlayalım
31.7.2016
Darbe girişimi laik otoriteryenizmi haklı çıkarmıyor
29.7.2016
Kendimizi güvende hissedebilir miyiz?
27.7.2016
Bir dervişin hikayesi
24.7.2016
Tehlike geçti diyebilir miyiz?
21.7.2016
Bu zafer bütün halkın
28.6.2016
Yanı başımızdaki üniversite öğrencileriyle buluşmayı bekliyor
21.6.2016
“Eden bulmaz, diyen bulur”
16.6.2016
Soykırım kararı tartışmaları: Neresini düzeltmeli?
22.5.2016
'Ne olmuşsa ölenler görmüş'
12.5.2016
O kız çocuğu kapınızda
10.5.2016
Erdoğan’ı kimden koruyorlar?
11.5.2016
Chris’in siyaset yapma hakkı
8.5.2016
Sokağın kalbi kırık
3.5.2016
Sevan Nişanyan adalet bekliyor
29.4.2016
Anayasada laiklik tartışmasına dair
26.4.2016
Başkanlık sistemini konuşmak
22.4.2016
Sığınmacı dostlarıma
18.4.2016
MHP’ye kayyumun düşündürdükleri
15.4.2016
Panodaki veda mesajı
16.4.2016
İş işten geçti
13.4.2016
Çözüm süreci olmasaydı
7.4.2016
Sığınmacı çocuğu bu zihniyetten korumalı
5.4.2016
Obama’nın sözlerini nasıl okumalı?
1.4.2016
Gündemi demokrasi belirlemeli
29.3.2016
Kiminle müzakere edecekler?
25.3.2016
Belki de günahı doğrularıdır
21.3.2016
Bombayı etkisiz hale getirmek
18.3.2016
Terörist ahlaksıza güveniyor
15.3.2016
Değer miydi?
11.3.2016
Bu bahar ne olacak?
8.3.2016
Anayasa Mahkemesi: Üç soru
29.2.2016
28 Şubat: Pişmanlık bile duyamamak
26.2.2016
Yeni bir ‘ters dalga’ mı?
23.2.2016
Bu davalar divana kalmamalı
19.2.2016
İstikrarsızlığın sürekliliği ABD’nin tercihi
16.2.2016
Namerde muhtaç etmemek için
12.2.2016
Kazım Berzeg'i tanır mısınız?
9.2.2016
Bize başka bir dil gerek
7.2.2016
Gülay Göktürk
5.2.2016
Sürecin psikolojisi ve dili
29.1.2016
Aynadaki suretlere, hayata ve ölüme dair
25.1.2016
Böyle olur ABD’nin dostluğu
22.1.2016
Neo muhafazakârlık muhafazakârlığı bozar
19.1.2016
Bırakın konuşalım
14.1.2016
Suça sahiden ortak olmamak için
12.1.2016
Bu zihniyete prim vermeyin
11.1.2016
İran’a bakışta iki yanlış
7.1.2016
Değiştirilemez hükümler neyi korur?
5.1.2016
Yeni anayasa ve “ilk dört madde” meselesi - II
4.1.2016
Yeni anayasayı birlikte yapmak
3.1.2016
Yeni anayasa ve 'ilk dört madde' meselesi - I
31.12.2015
Anafora kapılmamak için
29.12.2015
Bu bir özyönetim savaşı değil
25.12.2015
Kampüsteki zorbalık ve sorumluluk
21.12.2015
Kalpsiz dünyanın kalbi olmak
18.12.2015
Dön diyecek yüzünüz olsun
15.12.2015
IŞİD’i kim desteklemez?
11.12.2015
Ya hattın öbür yanındaki?
7.12.2015
Üniversitede kime yer yoktur?
3.12.2015
Müzenin içi ve dışı
30.11.2015
En kötü ortak paydamız
27.11.2015
Türkiye’nin sınırları ve Rusya
24.11.2015
Şu yemin meselesi
19.11.2015
IŞİD’e hamburger sevkiyatı durdurulsun!
17.11.2015
Konaktaki fotoğraf
13.11.2015
Doğru bir başlangıç için
10.11.2015
JİTEM dosyası kapanacak mı?
6.11.2015
Halk siyasete format attı
22.10.2015
Hükümeti nasıl eleştirmeli?
19.10.2015
Bizi kırılgan kılan halimiz
12.10.2015
Ankara katliamı, sorumluluk ve sorumsuzluk
30.9.2015
Vicdan çağrısı ne zaman propaganda olur?
16.9.2015
İfade özgürlüğü adaletsiz ifadeyi de kapsar
15.9.2015
Hükümetin gündeminde bilgilendirme var mı?
11.9.2015
Sahi siz neye tepki gösteriyordunuz?
8.9.2015
Sığınmacılara karşı Avrupa’nın en ırkçı ve ayrımcı partisi hangisi?
27.8.2015
“Fikirlere karşı acımasız insanlara karşı nazik”
19.8.2015
İllüzyon ve gerçek
12.8.2015
Sonra ne olur?
4.8.2015
“Yeni yaşam”dan geçtik sadece “yaşam”ı savunsaydınız
28.7.2015
Savaşı gerçekten durdurmak için
22.7.2015
Üslup sorunundan ötesi
20.7.2015
HDP alkışlanırken…
15.7.2015
Tüm dershaneler sizin olsa ne olur?
11.7.2015
İllüzyona kapılanlar ve kapılmayanlar
6.7.2015
Hakan Albayrak ne yapmaya çalışıyor?
30.6.2015
Koalisyon ile erken seçim arasında
13.6.2015
Bu kez fidanı budatmamak için
2.6.2015
Aynanın parçalarını birleştirmek
28.5.2015
HDP’yi neden şimdi seviyorlar?
25.5.2015
Bir tercihin siyasi rasyonalitesi
13.5.2015
Şeyho Dayı hala siyah giyiyor
9.5.2015
Hayal tacirlerine karşı iktisada giriş
3.5.2015
Dildar Nine kime oy verecek?
22.4.2015
Yeni anayasayı kimler yapacak?
17.4.2015
'Alkışlarla yaşıyorum'
11.4.2015
Bu kötülük 'merkez' değil
26.03.2015
Erdoğan, Davutoğlu ve iki liderin hikâyesi
24.03.2015
21 Mart 2015: Tarihin şahidi olmak
15.03.2015
Kabataş engizitörleri ve demokrasi
12.03.2015
‘Mülteciler hoş gelir’
08.03.2015
Kabataş, 8 Mart ve şeytanın avukatları
07.03.2015
Devletin gizli belgesi ifşa edilir mi?
07.08.2014
Kimler tıpış tıpış sandığa gider?
29.07.2014
İhsanoğlu neyi temsil ediyor?
26.07.2014
Hangi adaylar huzuru bozar?
08.06.2014
‘Mutsuzsun, çünkü savaş bitti’
27.05.2014
Diktatörlüğe gittiğimize sahiden inanıyorlar mı?
20.05.2014
Soma: Bir facianın ön muhasebesi
03.03.2014
Kasetler iktidarı neden devirmez?
24.01.2014
Hoşgörü efsanesi sona erdi
23.01.2014
Yolsuzluğun Ötesinde Başka Bir Kavga Var!
15.01.2014
“Süreç ilerledikçe paralel devletten hesap sorulabilir”
06.01.2014
Bir cemaatin intiharına şahitlik etmek
01.1.2014
Kuşatma
30.12.2013
Bu kavgada ne yapmalı?
26.12.2013
Peki sonra ne olur?
13.12.2013
Velev ki “Türk yok” dedi!
12.12.2013
Devlet musallat olunca
05.12.2013
‘Mağlup sayılır bu yolda galip’
28.11.2013
Atatürk olmasaydı
21.11.2013
‘İdeal’i ararken ‘mümkün’ü kaybetmek
14.11.2013
TUSHAD’ı duymuş muydunuz?
07.11.2013
Devlet evliya alma avluya
31.10.2013
Cumhuriyet neden coşkuyla kutlanmıyor?
24.10.2013
Bu sözü beraber çoğaltalım
17.10.2013
Biraz da barışa sabredin!
10.10.2013
Bari siz yapmayın bunu!
03.10.2013
Paketin amacına ulaşması için…
26.09.2013
Bir de paketin içine bakın!
19.09.2013
Bir geçiş anayasasına doğru
12.09.2013
Sırayla delirelim
05.09.2013
Dedelere maaş verilmeli mi?
29.08.2013
Siz olsaydınız ne isterdiniz?
22.08.2013
Amerika’da neden darbe olmaz?
15.08.2013
Müslüman demokratların zor sınavı
08.08.2013
Kuruma değil halka karşı sorumlusunuz
01.08.2013
Komşunun bütünlüğü kırmızı çizgimiz olur!
25.07.2013
Gamlı baykuş olmanın alemi yok!
19.07.2013
Komplolara karşı korunma rehberi
16.07.2013
…. BİR CAN DÜNDAR ANALİZİ !
11.07.2013
Demokrasiye ve sandığa dair
04.07.2013
O maddeyi değiştirmek yetmez
27.06.2013
Dışarıdan görülen içeriden görülemeyen
20.06.2013
Şimdi Çözüm Sürecine yönelmeli
13.06.2013
Gelin çözün şu sorunu
06.06.2013
Gezi dersleri
31.05.2013
Saçmalamak da ifade hürriyetine girer
24.05.2013
Türkiye’nin Suriye politikası doğrudur
16.05.2013
Bu kötülüğe gözünüzü kapatmayın
09.05.2013
Demokrasi için de barıştan geçemezlermiş!
02.05.2013
Geçmişin hayaletleri huzur içinde çekilsin
25.04.2013
Anti-Müslümanlık da onların anti-semitizmi
18.04.2013
İfade özgürlüğü incinmeye değer
12.04.2013
Kayıp kuşakların kanaat önderleri
28.03.2013
Türklüğü değil adaletsizliği terk ediyoruz
21.03.2013
Kürt Memet nöbete gitmiyor
14.03.2013
Mesai Cumaya göre ayarlanabilir mi?
07.03.2013
Üniversiteleri zorbalığa teslim etmeyin
28.02.2013
Milliyetçiliğin iyisi olur mu
21.02.2013
Yüz yıllık kâbustan uyanmak
14.02.2013
Taviz kapısı bir aralanırsa
07.02.2013
‘Kim var imiş biz burada yok iken’
31.01.2013
Keşke tek derdimiz ırkçılık olsa!
24.01.2013
‘İlk Günah’ın yüzüncü yıldönümü
17.01.2013
“Biz hâlâ buradayız Ahparig”
10.01.2013
Üç çağrı
03.01.2013
‘Hürriyet, adalet ve barış’ için...
27.12.2012
Bizimkilerin zorbalığı ve akademik özgürlük
20.12.2012
‘Hem sana mailim hem de devlete’
13.12.2012
Hilal’e neden saldırıyorlar?
06.12.2012
Komşularla sıfır sorun ne demektir?
29.11.2012
Enkazı kaldıracağız veya altında kalacağız
22.11.2012
Müfredatı değiştirmek çözüm mü?
15.11.2012
‘Bir tutarlılık masalı’
08.11.2012
Dershaneye değil ‘ders’e bak!
01.11.2012
Haydi çözün şu sorunu!
25.10.2012
Şimdi ‘çocuğun anası’ olmanın vakti
18.10.2012
iyi ki dağdaki çoban var!
11.10.2012
“Ama”yı nereye koymalı?
04.10.2012
Simyacı'yı okumadan karar vermeyin
27.09.2012
Balyoz’a neden inanmıyorlar?
20.09.2012
Sahiden de ortada konuşulmayan bir şey var
13.09.2012
Sorun çözülürse PKK biter mi?
06.09.2012
Günaha davet ediyorlar, gitmeyin!
30.08.2012
Artık ağız tadıyla ayrımcılık zor!
23.08.2012
Kötülüğü farklı terazide tartmak
16.08.2012
Havasına suyuna sağcısına solcusuna
09.08.2012
Sadece anlayış kıtlığından değil
02.08.2012
Kürt devleti kurulsa ne olur?
26.07.2012
Asker demokrat olmalı mı?
19.07.2012
Bir sözü söylemek gerek
14.07.2012
Kemalistleri anlıyorum da...
05.07.2012
Uzun bir hikaye bu ve henüz bitmedi
28.06.2012
28 Şubat’ta üniversitede ne oldu?
22.06.2012
Şimdi sağlam durma zamanı
14.06.2012
‘Beyler şoför haklı’
07.06.2012
Savaşta böyle şeyler olur mu?
31.05.2012
Reformcu AK Parti’yi geri istiyorum
24.05.2012
Üniter devletin kitaptaki yeri
17.05.2012
Futbolda yalan ve mutabakat
10.05.2012
Bunlar da dil sürçmesi olsun
03.05.2012
Devlet Tiyatroları kapatılmalı
26.04.2012
24 Nisan, ‘Türk Tezi’ ve aymazlık
19.04.2012
Kamu kurumu niteliğindeki cendere
12.04.2012
İttihatçılar Kürtleri nasıl sever?
07.04.2012
Gençler siz takmayın onları!
05.04.2012
Hey özgürlük, sen ne şeker şeysin!
29.03.2012
Avrupa'daki laik ordu aşkı
22.03.2012
Hrant ticareti tiksindiriyor
15.03.2012
Hem suçlu hem güçsüz; hem haksız hem aciz
08.03.2012
‘Adalet talebimiz var’
01.03.2012
‘Türk yalanına sessiz kalma!’
23.02.2012
Cemaatlere ve hükümetlere dair
16.02.2012
Medyanın Ergenekon sessizliği
09.02.2012
Devletin dine en büyük iyiliği
02.02.2012
‘Devlet vatandaşını öldürür mü?’
26.01.2012
‘Zirve’de telafi sınavı
19.01.2012
Bu davada kaybeden kim?
12.01.2012
Bu dava böyle bitmez!
05.01.2012
Yarayı sarmanın zamanı şimdi
29.12.2011
Hatırla muhalefet o mesut geceyi
22.12.2011
İşaretlerin dilini doğru okumak
15.12.2011
12 Eylül, 28 Şubat ve Derin Devlet: Ceza arındırır
08.12.2011
Erdoğan’ın misyonu
01.12.2011
Futbolda şike yasası Gül'ün önünde
24.11.2011
Bedelli askerlik, vicdani ret ve mesleği kutsamak
17.11.2011
‘Mahallenin kadınları böyle söylüyor’
10.11.2011
PKK’nın ulvi amaçları
27.10.2011
Siyasette kelebek etkisi
21.10.2011
PKK neden korkuyor?
13.10.2011
İhlalciler Cezalandırılmalı
06.10.2011
Sorunun üç köşesi
29.09.2011
‘Benim için öldürme’
22.09.2011
‘Gel susalım beraberce’
15.09.2011
Görüşüyor, ne var bunda?
08.09.2011
Bizim çocuk şike yapmaz!
01.09.2011
Bayram budur işte!
25.08.2011
Bu kez haksız sizsiniz
16.08.2011
Asker fotoğrafları neyi anlatmaz?
09.08.2011
Yolun en dar yeri
02.08.2011
Askeri bürokraside reform ihtiyacı
26.07.2011
İspanya bize benzer mi?
19.07.2011
Garnizon Gazeteciliği Sorunu Örtmüyor
07.07.2011
Yanlış hesabın faturası er geç çıkar
28.06.2011
AK Parti Sırat’tan geçebilecek mi?
21.06.2011
Bu maddelerle sivil anayasa olur mu?
14.06.2011
Şimdi tevazu zamanı
07.06.2011
Galiba biri feci şekilde yanılıyor
24.05.2011
‘Şerrin öğretmeni’ hala görevde
17.05.2011
Twitter’a frakla girilmez
10.05.2011
‘Kürt Kemalizmi’ olmasın!
26.04.2011
Kürt sorununu çözmezsek ne mi olur?
26.04.2011
Yine Nisan yağmurunda...
19.04.2011
İnanmadığından değildir belki de
12.04.2011
Başıbozuk kadınlar haddinizi bilmeyin!
05.04.2011
Anayasada laiklik olmalı mı?
03.04.2011
‘Kürt Kemalizmi’ olmasın!
29.03.2011
Ergenekon ve ölüm öpücüğü
22.03.2011
Halüsinasyon görüyorlar
15.03.2011
Olmayasın üç mesleğin birinden
08.03.2011
Hata yapma lüksünüz yok!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.