Mesut YEĞEN

IMP news



Bookmark and Share

Yeni Sularda


10.1.2017 - Bu Yazı 709 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 IŞİD’in Ortaköy’de gerçekleştirdiği katliamın ardından oluşan ruh halleri ve kopan tartışma, Türkiye siyasetinin 15 Temmuz’un ardından ve bilhassa Yenikapı mitingiyle açıldığı suların çekilmeye başladığını gösteriyor. Galiba artık yeni sulardayız ya da yeni sulara doğru ilerliyoruz. Katliama verilen tepkilerin işaret ettiği ruh halleri ve Ak Parti münevverlerinde gözlenen panik benzeri şaşkınlık şuna işaret ediyor: ‘Batı, Gülen ve PKK/PYD tehlikesi’ üzerine bina edilen beka kaygısıyla felç edilen sekülerlerin başkanlığa, tek-adam rejimine gidişe ya da genel olarak ‘gidişata’ seyirci kalma, teslim olma hallerinde bir sarsıntı yaşanıyor. Belli ki birkaç ay öncesine göre daha çok vatandaş genel vaziyeti kendilerinden beklendiği gibi bir başına beka meselesi olarak görmemeye hazırlanıyor. Giderek daha çok vatandaş için ‘hayat tarzı endişesi’ başta olmak üzere başka meseleler de yeniden önemli olmaya başlıyor.

Bu ‘yeni’ durumu tetikleyenin Ortaköy’deki katliam olduğu açık, ancak biraz dolaylı bir yolla. Dolaylı bir yolla, çünkü IŞİD bu türden katliamları daha önce de yapmıştı ve malum önceki katliamlar Ortaköy katliamı sonrasında oluşan ruh hallerini üretmek şöyle dursun, beka kaygısını büyütmüştü. İzah etmeye çalışayım.

Ortaköy katliamıyla Diyanet açıklaması ya da yılbaşının hemen öncesinde yükselen bildik nefret tezahürleri arasında ‘organik’ bir bağ tabii ki yoktu. Kendi hesapları ayrı ama katliamı planlayıp gerçekleştirenlerin bu açıklamalar ve hallerden büyük ihtimalle haberleri yoktu, vardıysa da umurlarında değildi. Ama zaten sözünü ettiğim yeni sulara yelken açıldığını gösteren işaretler de katliamın bizzat kendisinden çok, katliamın bu kadar yakınlarda yapılabilmiş olmasıyla ve katliama verilen tepkilerle ilgili olarak ortaya çıktı. Ortaköy katliamı, 7 Haziran 2015’le devreye alınıp 15 Temmuz sonrasında iyice köpürtülen beka kaygısıyla gidişata teslim olan kesimlere iki ayrı şeyi bir defada göstermiş oldu: 1. IŞİD Suriye’de Arapları, Diyarbakır’da Kürdleri, Suruç’ta ve Ankara’da solcuları ve Alevileri, Antep’te yoksulları katletmekle kalmıyor memleketin ‘dokunulmazlarını’, İstanbul’un ‘varlıklı, seküler Türklerini’ de katledebiliyordu; 2. Memlekette yılbaşını bildiğince kutlayan birilerinin katledilmesine sevinen epey birileri vardı.  

Dolaylı yol dediğim bu. Bir süredir beka kaygısıyla mefluç bir biçimde memleketin gidişatını seyre dalan bir kısım vatandaş, IŞİD yeni bir katliam yaptığı için değil, IŞİD bu katliamı neredeyse evlerinin ortasında yaptığı ve memleketten birileri de bu katliama sevinebildiği için şimdi başka bir ruh halinde. Sekülerliğe yönelik her türden tahkiri ve tahakkümü IŞİD’le başlayıp halka halka her türden İslamcılıkla ilişkilendirmeye hazırlanan bir ruh hali bu.

Bu ruh hali Türkiye siyasetini yeni sulara sürükleyen ilk faktör. Bu ilk faktör kadar önemli, bu ilk faktörü büyüten bir de ikinci faktör var: Memleketteki seküler halleri ve vatandaşları IŞİD zihniyetiyle, selefi aklıyla görenlerin giderek çoğalması ya da böyle görenlerin daha görünür hale gelmesi. İslamcılığın İhvan formunun Arap Baharı’nda aldığı büyük yenilgi ve Suriye Savaşının gidişatı selefi aklı her yerde olduğu gibi Türkiye’de de büyütmüş görünüyor.

Ülke siyasetinin seyrettiği yeni sular, daha doğrusu seyrettiği sulara katılan yeni sular bunlar. Bu yeni suların büyümesinin, derinleşmesinin siyasi gidişatı etkilemesi işten değil, en başta da başkanlık kısmıyla ilgili gidişatı. Bu yeni sularda daha fazla seyretmek başkanlık senaryosunun uyarınca çalışmasını engelleyebilir. Bu yeni sularda daha fazla seyretmek beka kaygısıyla felç olmuş sekülerleri canlandırıp, civarlarını etkileyecek işlere girişmelerine ve sonuçta giderek daha çok kişinin başkanlık referandumunu beka meselesi haricindeki meseleler etrafında düşünmesine yol verebilir.

Ak Parti ve Erdoğan için bunu önlemenin neredeyse tek yolu var: Beka meselesine, milliyetçilik işlerine daha çok yatırım yapmak. Bu yatırım selefi zihniyetinin cazibesine kapılmış olan sert kesimlerin saldırganlıklarının esas hedefinin sekülerler olmasını bir süre daha erteleyebilir. 15 Temmuz’la beraber seyirci koltuklarına kurulanların olabildiğince büyük kısmı bu yolla yeniden eski konforlarına dönebilir. Lakin, gidişat ya da ‘büyük resim’ bunun kolay olmayacağını gösteriyor. Suriye’deki savaşın gidişatı Türkiye’de selefi aklın cazibesini arttırmaya ve IŞİD’i Türkiye’ye karşı daha saldırgan kılmaya devam edecek görünüyor. Bu olursa, Türkiye siyasetini Batı ve Kürd Meselesi merkezli bir beka kaygısıyla çekip çevirmek, başkanlık koşusunu bu kulvara sıkıştırmak iyice zorlaşır.

Facebook Yorumları

reklam
20.6.2017
İslamcılar, Avrasyacılar ve Kürdistan
30.5.2017
ABD yardımından sonra
13.5.2017
2019: Çok uzak, çok yakın
25.4.2017
Referandum ve Kürdler
19.4.2017
Mağlup sayılır bu yolda..
15.4.2017
Evet çıkarsa, hayır çıkarsa
3.4.2017
Tek Evet, Çok Hayır
28.3.2017
Son bir gayret
20.3.2017
Batı’yla vedalaşma temrinleri
14.3.2017
Şengal ve Rojava
20.2.2017
Demokrasiyi hak etmek
12.2.2017
'Nöbetleşe Zorbalık'
8.2.2017
Başkanlık ve Kürdler
24.1.2017
Hayır ama nasıl?
17.1.2017
‘Büyük Şeytan’
10.1.2017
Yeni Sularda
3.1.2017
ABD - Rusya dengesinde Kürdistan
26.12.2016
Ne Fiyaskoydu Ama!
21.12.2016
Eşikte
12.12.2016
Devlet, Bahçeli ve Başkanlık
6.12.2016
Türk tipi başkanlığa doğru
22.11.2016
Seksen yıl önce, seksen yıl sonra
16.11.2016
Sesimiz duyuluyor mu?
9.11.2016
Haysiyet mücadelesi sürüyor
6.11.2016
Başkanlık Yolunda
31.10.2016
Misakı Milli
24.10.2016
Musul
18.10.2016
Duvara karşı
11.10.2016
Nereye kadar?
3.10.2016
Sıkışma
27.9.2016
Barzani’yle görüşme
20.9.2016
Öcalan’la görüşme
12.9.2016
Çözüm, mözüm
6.9.2016
Rojava’yla iç içe
30.8.2016
Cerablus’tan müzakereye
22.8.2016
Yeni Türkiye, yeni millet
15.8.2016
HDP’ye karşı herkes
8.8.2016
15 Temmuz’dan Sonra: Pozisyonlar
2.8.2016
15 Temmuz’dan sonra: Aktörler
25.7.2016
15 Temmuz
11.7.2016
‘Suriyeliler’
4.7.2016
Tornistan
28.6.2016
Milli ve yerli muhayyile
24.6.2016
Kürtler yol ayrımında mı?
20.6.2016
Ricat
14.6.2016
Demokrasi bloku mu?
7.6.2016
Şehir savaşları
30.5.2016
Referandumdan kaçış
24.5.2016
Referandum aralığı
17.5.2016
Erdoğan’ın kudreti
9.5.2016
Davutoğlu’ndan sonra
3.5.2016
Bizim oğlan bina okur
25.4.2016
Kürtlere gerçek yeter
19.4.2016
Durdurmak için
12.4.2016
Yaklaşmakta olan
5.4.2016
Bağımsız Güney, Federal Rojava
29.3.2016
Alışalım mı, alışır mıyız?
22.3.2016
Ankara katliamından sonra
15.3.2016
Başur ve Rojava
7.3.2016
Yeni Nizam’da muhalefet
29.2.2016
Yeni müesses nizam
15.2.2016
Kara Göründü
8.2.2016
Başkanlık yolunda
2.2.2016
Cenevre: İyiye döner mi?
26.1.2016
İnanmayacaksınız ama barış istiyoruz
18.1.2016
SykesPicot: 100 yıl sonra
12.1.2016
Gücümüz yok, gücünüz yok!
3.1.2016
DTK Beyannamesi
28.12.2015
Vakit varken
21.12.2015
Peki sonra?
16.12.2015
Fırtına yaklaşırken Kürdler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.