Vahap Coşkun: ‘Cumhurbaşkanının atama yetkisinin sorgulanamayacağı tezi çok yanlış’

  • 11.01.2021 22:44
  • (7814)
  • (0)
Vahap Coşkun: ‘Cumhurbaşkanının atama yetkisinin sorgulanamayacağı tezi çok yanlış’

 Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmasının ardından başlayan öğrenci protestoları hakkında CHP’yi suçladı ve ana muhalefetin konuyu siyasileştirdiğini söyledi. Siyasi alanın iyice daraltılmasını imâ eden bu yaklaşımı Vahap Çoşkun’a soru olarak yönelttik.

 Serbestiyet: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın, Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmasının ardından başlayan öğrenci protestolarına ilişkin açıklamaları hakkındaki görüşünüzü merak ediyoruz. Kalın, dün gece (10 Ocak) CNN Türk’te konunun ana muhalefet partisi tarafından siyasallaştırıldığını; CHP’nin konuyla bir ilgisinin olmaması gerektiğini; Cumhurbaşkanının atama yetkisinin tartışma konusu yapılamayacağını; yine de bir tartışma olacaksa bu tartışmanın tek meşru tarafının üniversite ve öğrenciler olacağını söyledi.

Sorumuz şöyle: Bir toplumda üniversite siyaset dışı bir mesele midir? Ana muhalefet partisinin üniversite tartışmasının dışında kalması gerektiği düşüncesini siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Vahap Coşkun: Öncelikl, ilkesel bir şey söyleyeyim: Siyaset bizim bir arada bulunmamızdan, toplum olarak birlikte yaşamamızdan kaynaklanan sorunları çözmeye yönelik en medeni yol. Dolayısıyla kamuyu ilgilendiren, toplumu ilgilendiren her konu bir anlamda siyasidir. Siyasi aktörlerin bunlarla ilgilenmesinden daha doğal bir şey olamaz.

Eğitim son derece önemli bir konu, dünyanın her yerinde son derece önemli bir konu. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde sınıf değiştirmenin en etkili yollarından biri olması, eğitim üzerinde ayrıca durmamızı gerektiriyor. Yani ilkokulda, ortaokulda, lisede, üniversitede nasıl bir eğitim sisteminin olacağı elbette ki siyasal alanda konuşulması ve tartışılması gereken bir konu. Dolayısıyla “bu konu siyasileri ilgilendirmez” ve “siyasiler bu konunun içine girmesin” şeklindeki bir yaklaşımı eşyanın doğasına aykırı buluyorum. Bu olayla ilgili olarak, yani Boğaziçi Üniversitesi özelinde ise dört önemli noktanın vurgulanması gerektiği kanaatindeyim.

Birincisi: Siyasi kimliği bu kadar baskın olan bir kişinin Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden birisine atanması kaçınılmaz bir şekilde diğer siyasi partilerin dikkatini çekecek ve onların çatışmaya girmesine sebebiyet verecektir. Geçmişte, önceki cumhurbaşkanları dönemlerinde siyasal kimlikleri ile maruf rektörlerin atanması şu anki AK Parti yöneticileri tarafından ağır bir şekilde eleştirilmişti. Bu doğaldı. Dolayısıyla şu anda diğer muhalefet partilerinin de bu rektör atamasını eleştirmesi son derece doğal.

İkincisi: Eğer olayın siyasi tonunun sertleşmesinden bir rahatsızlık duyuluyorsa, bu siyasi tonun koyulaşmasında en önemli katkının iktidar ve temsilcileri tarafından yapıldığını da unutmamak lazım. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, protestocuları “öğrenci değil, terörist” olarak nitelendirdi. Ayrıca ana muhalefet partisinin en önemli aktörlerinden birini, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu yasa dışı bir terör örgütüyle ilintilendirdi. Şimdi ana muhalefetin buna cevap vermesi, buna ilişkin ithamlar karşısında kendisini savunması ve bunu eleştirmesi de siyasetin doğasındandır.  

Üçüncüsü: Sayın Kalın’ın açıklamasında benim en tehlikeli gördüğüm noktalardan biri, Cumhurbaşkanının atama yetkisinin sorgulanamayacağını imâ eden ifadeleri. Demokratik bir toplumda, yetkililerin tamamının yetkileri, Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere, sorgulanır. Bunları doğru bir şekilde kullanıp kullanmadıkları hem kamuoyu tarafından sorgulanır hem de diğer toplumsal kesimler tarafından sorgulanır. Demokrasi budur. Hiç kimse sorgulanmamış bir yetkiye dayanarak halktan aldığı görevi yerine getiremez. Burada da Cumhurbaşkanının bu yetkisinin, yetkiyi doğru kullanıp kullanmamasının sorgulanması son derece doğaldır. Siyasetin ve demokrasinin içerisinde yapılan bir tartışmadır. Bunun olmamasını yadırgamak gerekir.

Dördüncüsü: Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanması ile alevlendi ama Türkiye’de ciddi mânâda bir üniversite sorunu var. Üniversitelerde çok katı bir merkeziyetçilik sorunu var. Ve bu üniversitelerin neredeyse tamamı birbirine benzer şekilde eğitim veriyor. Bu kadar katı bir merkeziyetçi yapının dünyanın başka bir yerinde örneği var mıdır, zannetmiyorum. Çünkü üniversiteler kendi geleneklerini yaratan kuruluşlardır. Onların özerkliğe sahip olmaları aynı zamanda bilimsel üretimlerine de olumlu katkı yapmaktadır. Keza rektör atamaları da çok ciddi anlamda problem oluşturan hususlardan birisidir. Cumhurbaşkanının bir profesörü herhangi bir denetime tâbi olmadan, herhangi bir nitelik aramaksızın istediği üniversiteye atayabilmesi, o üniversite ile hiçbir ilgisi olmayan kişileri bir sabah o üniversiteye rektör olarak atayabilmesi, gerçekten Türkiye’de üniversitelerin gerilemesinin en önemli sebeplerinden biridir. Elbette ki rektörlerin nasıl atanacağı konusunda dünyanın tamamında geçerli tek bir model yoktur, bu modellerin hepsi tartışılabilir ,ama herhalde şu anda Türkiye’de uygulanan model kadar tahribat yaratan ve şu andaki model kadar demokratik ve üniversite kültüründen uzak bir yaklaşım yoktur.

Dolayısıyla elbette bu konu siyaseten tartışılacaktır. Muhalefet partileri elbette bunları gündeme getirecektir. Bu şekilde toplumda bir hassasiyet yaratmaya çalışacaktır. Bunda herhangi bir şekilde gocunulacak bir durum yoktur. Ayrıca siyasi aktörlerin, toplumsal meselelerin başka siyasiler tarafından tartışılmasını bir tehlike olarak görmesinin de son derece ironik olduğunu belirtmem lazım.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar

Anneleri hatırlayalım ama kadınları unutmadan…
Mensur Akgün

Anneleri hatırlayalım ama kadınları unutmadan

  • 9 Mayıs 2021 Pazar
'Normalde asker bizim yanımızda olmalı'
Berrin Sönmez

'Normalde asker bizim yanımızda olmalı'

  • 9 Mayıs 2021 Pazar
Ve Çin Büyükelçiliği açıkladı: 26 milyon doz aşı gönderdik
Murat YETKİN

Ve Çin Büyükelçiliği açıkladı: 26 milyon doz

  • 9 Mayıs 2021 Pazar
Türkiye'nin dış politika virajı
Aydın Selcen

Türkiye'nin dış politika virajı

  • 9 Mayıs 2021 Pazar
Eyy Mısır…
Taha Akyol

Eyy Mısır…

  • 9 Mayıs 2021 Pazar
EY CHP'NİN ÜÇ FİDANIN İDAMINA KARŞI OLDUĞUNU SANANLAR!
İlker DEMİR

EY CHP'NİN ÜÇ FİDANIN İDAMINA KARŞI OLDUĞUNU

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
'Bir daha asla!' diyebilmek için (2)
Ümit KARDAŞ

'Bir daha asla!' diyebilmek için (2)

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Karanlık hesaplaşmalar
Ali BAYRAMOĞLU

Karanlık hesaplaşmalar

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Eski Zaman muhabiri, Cemaat’in darbe davalarını nasıl murdar ettiğini anlatıyor (2)
Alper GÖRMÜŞ

Eski Zaman muhabiri, Cemaat’in darbe davaları

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
İktidarın çıkardığı krizler karşısındaki çaresizliği
Mustafa Karaalioğlu

İktidarın çıkardığı krizler karşısındaki çare

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
'Suç örgütü lideri' deyince tamam mı?
Ümit KIVANÇ

'Suç örgütü lideri' deyince tamam mı?

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Bir görüntü, iki cinayet
Gökçer Tahincioğlu

Bir görüntü, iki cinayet

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Camı kıran parasını öder
Mustafa Öztürk

Camı kıran parasını öder

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Doğrudan korkmayın
İbrahim Kahveci

Doğrudan korkmayın

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Bu ne güç, bu ne biat!..
Aydın ENGİN

Bu ne güç, bu ne biat!..

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Hizmet aşkının bedeli
Akif BEKİ

Hizmet aşkının bedeli

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Elvan topu çevirebildi mi?
Uğur Gürses

Elvan topu çevirebildi mi?

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
‘Oh olsun, oy vermeselerdi’ öfkesi ve kibri üzerine…
Murat Sevinç

‘Oh olsun, oy vermeselerdi’ öfkesi ve kibri ü

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
‘Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü’ ne oldu?
Figen Çalıkuşu

‘Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdür

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Bakanların açıklamalarına kızanlar var, ama kızmak yerine anlamaya çalışmak daha doğru…
Fehmi KORU

Bakanların açıklamalarına kızanlar var, ama k

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Bugünkü aklım olsaydı harcar mıydım rezervleri
İbrahim Kiras

Bugünkü aklım olsaydı harcar mıydım rezervler

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Kahire esintisi ve fakat…
Fehim TAŞTEKİN

Kahire esintisi ve fakat…

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Mafya meselesine bir yaklaşım denemesi
Eser KARAKAŞ

Mafya meselesine bir yaklaşım denemesi

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
Çekirdek kitlede kırılma
Vahap COŞKUN

Çekirdek kitlede kırılma

  • 8 Mayıs 2021 Cumartesi
BİR KİŞİ ÖZGÜR DEĞİLSE O TOPLUM ÖZGÜR DEĞİL DİYEREK GELDİLER AMA...
Mehmet TIRAŞ

BİR KİŞİ ÖZGÜR DEĞİLSE O TOPLUM ÖZGÜR DEĞİL D

  • 7 Mayıs 2021 Cuma
Tüm Yazarlar